Cilgin kadinlardan uzakta

27/07/2010 § 5 Comments

Bazen, dusunmeniz gerekir. Bazen ise mumkunse zerre kadar dusunmeden edebilmeniz. Bunlardan birini yeterince yapmadan bunyenizdeki dengeyi muhafaza edebiliyorsaniz, size ancak ‘inanmiyorum’ diyebilirim. Zira dusunmek ve dusunmemek – en az olmak ve olmamak kadar muhim olduklari gibi – birlestiklerinde hayatinizda belki ilk kez matematik dersinde karsiniza cikmis olan ‘evren’e de esitlenen kumelerdir. Dahasi, dusunmemek butunuyle dusunmenin edilgenliginde varligini surdurdugunden kapsayan kumeler ile de karsi karsiyayiz. 1st grade is back! Malesef aradan 10 ve kusur bir takim yillar gecti, klavyeye gectik, mertlik bozuldu, yan yatmis U kapsama isareti kayboldu. Tam yeriydi, halbuki…

Dusunmemeye ayrilacak zaman dilimi icin ici bos, dibi delik dunyamizda secenek gani gani zaten …degil mi? Mesela cizgi film izleyebilir, gunluk gazetelerin her gecen gun bir boy buyuyen puntolar ile Cesme ve Bodrum’dan bildirdiklerini okuyabilir, kafanizi bogazli sandaletin sahsi cirkinlik skalanizin neresinde durdugu gibi detaylara yorabilir, eskiden soap opera dedikleri bir takim dizileri ne kadar takip edebildiginizi test edebilir, hic bir sey yapamazsaniz kendinizi bir kisim ‘yeni’ medyada kesintisiz yazili ve goruntulu demecler vermeye adayabilirsiniz. Bu arada ben de bu cantadan istiyorum!!! Ve katiliyorum – herkesin yazar oldugu yerde okur kalmaz. (Ben cantanin sahibesini kendi yazdiklarimdan daha cok okuyorum, o ayri. Ve konumuz degil.)

Hatta her zamanki gibi, konumuzu coktan sasirdik bile. Halbuki ben az once Mad Men‘i izlemistim. Cilgin adamlar – ve yanlarinda adamlarin halt ettigi daha cilgin kadinlar – beni dusunmemek ve dusunmek adina dusundurmustu. Kapsayan kume bir kez daha beni de cemberinin icine almisti. Yasadigin aciyi unutmanin, oncesindeki mutlulugu unutmanin, sirf o aci ya da mutlulugun urunu oldugu icin cocugunu unutmanin, hatta acina da mutluluguna da besik oldugu icin prensiplerini ve daha once bildigin kendini utunmanin gercekten mumkun olup olmadigini dusunmustum. Anlasilan yine fazla dusunmusum… gossip girl’den fazla sasmamali…

(xoxo, i love gossip girl by the way)

Bıkmadan izlenesi filmler…

12/07/2010 § Leave a comment

… pek şukela, adeta doğal seratonindirler. En fena cevirilerine bile katlanmak mumkundur.

Eskisi:

Yenisi:

‘Stilini goster!’ mi diyorsun? Buyur.

08/07/2010 § 1 Comment

Onu arkasi sagi solu ‘HAYDI DURMA GOSTER DUNYAYA NASIL MUTHIS TARZ SAHIBI, COOL BIR  KISILIK OLDUGUNU!!!’ kampanyalariyla mi doldu?

Dunku facebook listenizde, sizi 3-A sinifinin karatahtasi onunde cekilmis scan magduru bir takim fotograflarda inatla tag’leyen ilkokul arkadaslariniz, bugun yerini gordugu yerde elinizi kolunuzu bacaginizi ‘haydi bize de yaris’ diye cekistiren marka arkadaslariniza mi birakti? Icinizde yoksa, hatta buyuk olasilikla kameraya bakmayi da beceremiyorsaniz dahi koskoca bir sosyal medya ahalisinin gazini almak suretiyle kendinizi bir lookbook.nu modeli olarak bulmak mi uzeresiniz?  Elinizi, ayna karsisinda cep telefonu kamersina giderken mi yakaladiniz? O halde boyle buyrun. Cevap anahtari ayaginiza kadar geldi!!!

Asagida goreceginiz Sekil A-5’i eksiksiz uyguladiginizda (DIKKAT! Yuzdeki ifade – bakisin acisi – setting – durus ve elbette ayaklar; fibonacci serisinin mukemmeliyetine yakin bir altin uyum icerisindedir, tereddutsuz kopyalayiniz);  tum yarismalarin kapilarinin size acik olduguna emin olabilirsiniz. Yani her kampanyada ilk 5’teki yeriniz garanti. Ondan sonra gelsin hediye cekleri, bedava alisveris, hatta reklam starligi!  Ve tabii Warhol’un kemiklerini 15 dakikaligina sizlatmanin dayanilmaz hafifligi, bonus olarak.

Where Am I?

You are currently viewing the archives for July, 2010 at Muhtelif Hikayeler.