Barcelona Barcelona

20/11/2009 § Leave a comment

This time, this place is for real.

Vodpod videos no longer available.

more about "Barcelona Barcelona", posted with vodpod

Advertisements

Piknige gitmeli

08/09/2009 § Leave a comment

Ben gittim geldim, harika resimler çıktı.

Park Guell 2, originally uploaded by oolee.

Teknolojiden faydalanmak lazım. Zira, o bir taraftan hayatını mahvederken bir taraftan da iki nefes almak için gene kendine sığındırır. Refresh olmayan raporlarım, bitişik sekmede refresh olmamaya devam ederken, ben kendimi Barcelona’da çektiğimiz (edit: çektikleri) zaten harika (bkz: yalakalizm) fotografları editlerken buldum.

Normalde pek hazzetmediğim foto botoxlama işi, meğer doğru plastik cerrahın yaptığı ameliyat misali, doğru touch-up larla harikalar yaratabiliyormuş!

Picnik‘e kusurlarınızı itinayla emanet edebilirsiniz. Hatta, Ajda’lık bile etseniz olur.




Yes! U2 was meant to be… WATCHED!

14/07/2009 § Leave a comment

Bilen bilir. Konser insanı değilim. İşsel, eşsel, çoğunlukla “dışsal” sebeplerle teşrif ettiğim muhtelif konser olayları beni adeta dışlar; günün sonunda kıçıma kulak çınlaması, baş ağrısı, ayak sızısı kalemlerinde bir takım faturalar sokar. Nefret mi ederim? Hayır. Sadece gitmeden de terki diyar eyleyebileceğim şeylerdendir bilhassa o beklemeli, dikilmeli, sürünmelisinden konser illeti… “İllet” dedim! Benle nasıl kanı tutsun ki!!!

Lakin, buna da gidilirdi:

Özellikle kendisi ile bu kadar içli dışlı olmuşken:

Öğrenmeye devam

02/07/2009 § Leave a comment

Bunlar da tatilde öğrendiklerim

Uzaklaşmak iyiymiş. Geride bıraktığın yerden nefret etmen, ya da gittiğin yerin dünyanın 8. harikası olması şart değilmiş, uzaklaşmanın bünyeye iyi gelmesi için. Uzaklaşmak, sadece uzaklaşabilmenin hatrına iyi bir şeymiş. Yanında garnitür istemeyeninden.

Tamam, gidilen yer dünyanın 8. harikası olmasın. Ama mümkünse “uzaklaştırma”nın, 8 gün altında kalmaması gerektiği, 9. günün sonunda tecrübeyle sabitlenen bir şeymiş.

9 gün tekno detoksu, sanılanın aksine yapılabilirmiş. Bu esnada da bir iPhone şarjı 2 günden fazla dayanabilirmiş. Hatta stand-by’da 4-5 güne dahi çıkması olasıymış.

Telefonsuz olunabilirmiş, ama mümkünse fotograf makinasız kalmamaya gayret edilmeliymiş.

Fotograf makinesi kaybedilmemeliymiş; ama fotograf çeken bünye mümkünse kendini de kaybetmemeliymiş. Gün başına 250 kadar foto biraz fazlaymış. (Vitrin, camekan filan çeken bana bile!)

2K fotograf çekilebiliyor madem, o zaman aşırı dozdan algı sarsıntısına uğranan şeyler de bir zahmet unutulmamalıymış. Mesela, Flat Argenter. Mesela Elif’in dondurma yediği anlar.

Freeshop freebeeshop değilmiş.

Son olarak…Bunu öğrenmedim, sadece pekiştirdim: Pazar iğrenç bir gün. Bir de tatilden dönmek için…

Kalan 350 küsür gün gibi işe dönerken tek avuntumuz, yılın en kara pazartesisinin bir daha gelmeyecek olmasını bilmek galiba. En azından “back-to-school” hayatımızda bir kampanya dönemi olarak kalmaya devam ettiği sürece!

Where Am I?

You are currently browsing the Barcelona category at Muhtelif Hikayeler.