Fast moving consumption good

03/02/2011 § Leave a comment

Hayır, çikolatadan bahsetmiyorum. Seratonin is overrated, anyway.

Bu sabah play-list’imdeki şarkıları kulağıma düştükleri sırayla dinleyip hala pencerenin pervazına tırmanmamışsam, nasıl derler… “I am a fighter” derler galiba… Ki fighter’lar aslında bunu zaten bilirler; sadece “zaman”; zaman zaman görsel ve işitsel hatırlatmalar yapar böyle kendilerine…

Önce ben susayım şarkılar konuşsun diye düşündüysem de, ikinci loop sonrası “hayır bu şarkılar bana kalsın” dedim. İçlerinden ilki – Türk popunun kadim seslerinden birinden gelmesine  rağmen, bana göre – Türk musikisinin en arabesk tınılarından biri olduğu için değil…bazı şarkılar çok dinlemeye, çok duymaya gelmediği için; yorulacağından, sıkılacağından, ve bir gün onu makyajlı gözlerle de rahat rahat dinleyebileceğimden korktuğum için.

Sizin de her zaman kenarda bir gözyaşınız olsun, benden söylemesi.

Advertisements

I-nertia

22/01/2011 § 1 Comment

Did you, too, all of a sudden find yourself walking on a road you don’t remember when – or if – you ever hit in the first place?

Are you on the verge of starting something you never actually signed up for – or  for worse, are you lost in the middle of it already?

Are you consciously drinking that last cup of coffee you just placed among a hurdle of unused, untouched stuff on your desk?

Are you doing what you want, and do you know what you are doing? Do you know what you want and don’t want, and  have you still not served your time of lingering around each?

Is inertia your plan, or curse, for the forseeable future ?

Here’s the catch:

There’s either action, or there’s inertia. And they both stand for their own right.

 

It’s whatever’s in the middle, that does not.

Gün gelecek

13/03/2010 § 1 Comment

Bundan 40 yıl önce de – ya da 30 yıl önce de, veya 20 yıl önce de – sinemayla müziğin arasındaki şey kara kedi değildi elbet. Bazen çapkın çapkın bakışma oldu onun adı, bazen masa altından biri ötekini yokladı, ama hep böyle ürkek ürkek. Lakin flörtleşmenin antik tarihi boyunca, bu kadar tek vücut oldular mı emin değilim. Bu çılgın kadınları izledikçe – birçok şey daha düşünüyorum elbet – ama nedense en ilk düşündüğüm şu oluyor: Bundan  20 yıl sonra – olmadı 30 yıl sonra, en fazla 40 yıl sonra – acaba kimseye tek bir şey; şarkıcı, oyuncu, sinemacı, tiyatrocu, yazar, çizer, boyar diyebilecek miyiz?

O kadar zaman sonra ne deriz bilmem ama şu an şunu derim ben: Gün gelecek, hepimiz herşey olup, bugün bildiğimiz hiç bir şey olmayacağız. Awesome!

(Ustelik – alakasiz ama – ben bu kadinlarin dordunu de sevmem!)

Across The Universe

17/08/2009 § Leave a comment

Hep yalnış zamanlarda yalnış filmler mi izlenir?

Hayatım boyunca, “tekrar tekrar izlemek” istediğim filmi bekleyip durdum.

“Tekrar tekrar okumak” istediğim kitap arayışı bundan 10 yıl önce Catcher in the Rye’ı bulduğumda – daha doğrusu o beni bulduğunda- son bulmuştu. O zamandan bu yana 4, 4,5, 5 kere okuduğum ve zaten çok sağlam olmayan kitap; kapağının sağ üst kısmı noksan halde şu an kardeşimin başucu kitabı olarak hayatını sürdürüyor… Zaman zaman yığınların arasında gözüme çarpıyor; ve eskidikçe, yırtıldıkça daha değerli hale geldiğini düşündürüyor bana. Yıllar içinde daha gerçek hale geldi.

Giriş cümlesini, hatta giriş paragrafını ezberlediğim bir kitap bulmuştum, ama başucu filmim gelmek için bugünü bekliyordu. “Is there anybody going to listen to my story” dediğinde, “dinleyeceğim… ve bir değil çok çok kez ” diyecektim. O an. Bilmeden. Henüz bir kez bile dinlemeden.

Önceki muhtelif hikayede ne oldu?
Müesseselessness

Bugün Plain White olalım

29/07/2009 § Leave a comment

Yes! U2 was meant to be… WATCHED!

14/07/2009 § Leave a comment

Bilen bilir. Konser insanı değilim. İşsel, eşsel, çoğunlukla “dışsal” sebeplerle teşrif ettiğim muhtelif konser olayları beni adeta dışlar; günün sonunda kıçıma kulak çınlaması, baş ağrısı, ayak sızısı kalemlerinde bir takım faturalar sokar. Nefret mi ederim? Hayır. Sadece gitmeden de terki diyar eyleyebileceğim şeylerdendir bilhassa o beklemeli, dikilmeli, sürünmelisinden konser illeti… “İllet” dedim! Benle nasıl kanı tutsun ki!!!

Lakin, buna da gidilirdi:

Özellikle kendisi ile bu kadar içli dışlı olmuşken:

Biraz eğlence

14/07/2009 § Leave a comment

Where Am I?

You are currently browsing the müzik category at Muhtelif Hikayeler.